BENİM MİNİK ERKEKİM:)))

tam senin neye benzediğini, nasıl birşey olduğunu içteniçe merak ederken sen de bana süpriz yapıp merakımı gidermek adına erkenden geldin yanıma…. seni ilk gördüğümde tarif edilemeyecek kadar yoğun duygular içindeydim, sadece içimden ağlamak geldi, o kadar tatlıydınki:)) hala daha tam olarak tarif edemiyorum çünkü bu anlatılmaz yaşanır dediğimiz duygular varya onlardan:)) seni ölesiye çok seviyorum, iyiki geldin hayatımıza girdin, sen bizim küçük ama büyük mucizemizsin.

Yoğun Bir Gün

Bugün oldukça yorucu ama bir o kadar da güzel bir gün geçirdik 🙂

Sabah 9:30’daki doktor randevumuz çok önemliydi, çünkü yenidoğan       sarılığımızın geçip, geçmediğini öğreneceğimiz randevuydu. Çok şükür ki, doktorumuz kontrolünün ardından herhangi yeni bir teste gerek kalmadığını, sarılığın geçtiğini söyledi.

Bu güzel haberin ardından, Babaannemizi ziyarete gittik 🙂

Birkaç saat babaanne ve amca sevgimizi aldıktan sonra, büyükanne ve teyzemizi de ziyaret ederek misafirciliğimizin sonuna geldik.

Sonra evimize döndük ve günün yorgunluğunu atmak için banyo yaptııııkkk 🙂

Misssler gibi olduktan sonra uykumuzu aldık. Yemeğimizi yedik.

14.günümüz böyle geçti…

“Rüzgar Kaan” hoş geldin

Biranne.com“dan alıntıdır.
Sonunda oldu… Ben artık bir babaanneyim… Ama öyle düz bir torun ve babaannesi olamaz… Torunum Rüzgar Kaan dünyanın dokuzuncu harikası ve ben de süper babaanneyim işte… Aşağısı kurtarmaz… 😀

Geçtiğimiz hafta Selimpaşa’ya gidişimizden vazgeçtik. Kızım ve oğlum bizde kaldı, ertesi gün Rüzgar Kaan‘ın gelişini izlemekte olan doktoruna gittik. Rüzgar Kaan‘ın gelişine aslında günler vardı ama doktoru onun acele edebileceğini söyledi. Biz yine de onun tezcanlı olmayacağını umarak tatil planları yaptık.

Bu hafta Selimpaşa benim için artık ertelenemezdi. Hafta sonu yazlıkçıların da eklentisiyle oluşan konvoy trafikte yol alarak gecenin bir yarısı vardık da. Hemen sahile gidip geçen hafta kaçırdığım dolunayın yarım kalanını izlemeye indik. Gecenin kalan yarısını da aşıp mis gibi serin serin oturduk. Sabah ne yapacağız planlarıyla eve çıktık. Yatmak için oyalanırken haydaaa!!! Rüzgar Kaan yola çıkmamış mı? Tabii ki de Okumaya devam et ““Rüzgar Kaan” hoş geldin”

Rüzgar Kaan’ıma…

Can torunum, Rüzgar Kaan’ım. Baban “Çekirdek Aile” diye betimlemiş mutluluğunu, aynı büyük babanla benim amcan Alihan’ı kollarımıza aldığımız gün ve ardından baban Alphan’ın aramıza katılışıyla mutluluğumuzun katlandığı gibi. Artık daha da çoğaldı mutluluğumuz… Önce annen sonra da sen katıldın büyüyen ailemize.

Derlerdi ki “Torun sevgisi bambaşka”. Doğruymuş o söylem. Anlatılamaz duygular yaşadım seninle karşılaşınca ki ben duygularımı anlatmakta zorlanmadığımı düşünürdüm, zorladın beni Rüzgar Kaan’ım.

Kucağıma alıp kokladığım günün sonunda yazdım seni bloguma… Amcan Alihan’ın sana armağan ettiği blogun gibi, bir doğum günümde bana da bir armağanıydı o… Ve umudum bir gün torunlarım olduğunda okuyarak beni tanımaları, anlamaları, anımsamalarıydı. Allah’tan sana sağlıklı uzun bir yaşam diliyorum ve Alihan amcanın çocuklarının, senin kardeşinin de katılmasıyla büyüyecek yeni bir nesil ki sürdüreceksiniz okumayı ve yazmayı tümünüz. Geçmişi unutmayacak, anımsayacaksınız.

Adı “biranne.com” blogumun ama ben artık bir “süper babaanne“yim. Bu sözcüğü hoşluk olarak söylerken aramızda, “dünyanın dokuzuncu harikası torunuma yakışan, süper babaanne olmamdır” diyerek benimsedim.  😉

Canımdan parçasınız derdim baban ve amcana… Şimdi artık can parçalarıma sen de eklendin Rüzgar Kaan’ım. Şu an yazarken süt kokun tüttü burnumda, buruldum… Özledim… Okumaya devam et “Rüzgar Kaan’ıma…”

Sevgili torunum Rüzgar Kaan

Sevgili torunum Rüzgar Kaan ailemize hoş geldin. Babana koymak istediğim Kaan ve eklenen Rüzgar isminle sağlıklı uzun bir ömrün olsun. Ben duygularımı belli edemem. Bunu baban ve amcanın doğumunda, büyümelerinde de yaşadım. İçimdeki coşkun sevgi dışarıdan asla anlaşılamaz. İşte sana olan sevgi selimi de içimde duyumsar ama sakin görünürüm.

“Seni gördüğümde çok mutlu oldum” cümlesi, yaşadıklarımı anlatmaya yetmeyecektir.

Babaannenin “süper babanne” anlatımına eş olarak ben de “büyük baba” oldum artık diyerek dolaşıyorum. Koluma yazdıracağım esprisi ekiyle. O minicik el ve ayaklarını içim titreyerek anlattım çevreme, sevgiyle içim titreyerek.

Bir sevincim de isimlerimizin baş harfleri… Recep ayında doğdum diye göbek adım Recep ve Kenan Çetin de asıl ad, soyadım. Şimdi sen de Rüzgar Kaan Çetin oldun. Artık ikimiz RKÇ olarak dolaşacağız, sevgili torunum. Marka olduk. 😉

Üstelik Çetin geniş ailesine gelen ilk torunsun hem de soyu sürdürecek. Ben şimdi ne desem yetersiz olacak. İnşallah sen de çocuğunu ve torununu kucağına böylesi aldığında beni anlayabileceksin.

Baban ve amcanla çekilmiş bir fotoğrafımızı paylaşacağım yazımda. Babanı ve seni de öyle görme arzusuyla.

Yaşamının başarılarla dolu olmasını diliyorum… Sağlık, huzur ve mutluluğuna ek olarak. Seni çok seviyorum.

Büyük baban   Kenan Çetin

ANNEANNESİNİN BİRTANESİ…

dünyaya geldin….

seni gördük …seni çok sevdik…

sana kocaman bir sevgi ile bağlandık……

varlığınla bize mutluluk verdin…..

ömür boyu mutlu olmanı dilerim….

SENİ ÇOK SEVİYORUM…..

ANNEANNEN RAHMİYE KÖKSAL

Minik Adam

hoşgeldin dünyamıza minik adam..

benim dünyamın tam merkezi……

bana yeğenin ne zaman doğucak dediklerinde hiç ağustos 23 diyemedim .hep ağustos gibi dedim. çünkü 23 ağustos da işe dönecektim ve seninle iş çıkışı tanışabilcektim:) ama sen teyzeyi üzmedin teyzenin son iş gününde, izne çıktığı ilk günde dünyaya geldin ki teyzen sana aşık olsun…ki öyle de oldu:)

31 temmuzdan beri baban geceleri ben sabah 6-7 itibariyle sevgili annense 2 saatte bir bazense yarım saatte bir uyanık kalarak ve bundan sonsuz mutluluk duyarak senin nefes alışının, manasız gülüşünün, çok ağlıycak diye beklerken kedi sesi çıkarıp susuşunun, gaz çıkarmak için çırpınışlarının takibindeyiz…..

iyi ki doğdun…..

teyze sıfatını  bana verilen hiç bi sıfatı sevmediğim kadar sevdim..ne öğretmen…ne kardeş..ne arkadaş…….

ben senin teyzenim o küçük eller benim canım ablamın canının…..

umarım beni anne yarısı dediğim teyzemi sevdiğim kadar sevebilirsin……..

SENİ ÇOK SEVİYORUM KÜÇÜK ADAM…İYİ Kİ VARSIN……

hep mutlu ol-hep sağlıklı ol- hep gülümse…….

TEYZEN CANAN KÖKSAL

Çekirdek Ailem…

 

21 Temmuz 2007, resmi olarak aile kurumuna dahil olduğumuz tarih.

31 Temmuz 2010, resmi olarak “Çekirdek Aile” olduğumuz tarih :))

Oğlumuz, herşeyimiz, Rüzgar Kaan’ımız dünyaya geldi ve kollarımıza aldık. Dünyanın en güzel duygusunu da yaşamış olduk böylece. Neşem’le birlikte sahip olduğumuz bütün güzellikler ve duygular oğlumuzla hayat bulmuş oldu.

İyi ki de oldu. Darısı herkesin başına…