ilk masalımız:))

geçen hafta hadi yatalım masal zamanı dedim ve hatağa gittik (rüzgarın yatak demesi) hadi kim masal anlatıyor dediğimde anne ben anlatcam dedi ve başladı anlatmaya:

bir kedi varmış, bab kediymiş, bi de anne kedi varmış nam nam mama yemişler,

bi de havruları (yavru) varmış, süt içmişlerrr….

rüzgar beyin masalı:)))

anne olmak dünyanın en güzel şeyi:)))

dünyanın en tatlı en şeker şeyi cümleler kurmaya başladı ve  o kadar tatlı söylüyorkiiii ölüp bitmemek imkansız:)))

“anne memem hook, kuş alldı götürdü”

“babanni bi tane çii verr” (çekirdek demek istiyor:))

“kell ahh basım, basi yandi, anne hoğurt sürdü” keloğlanın çizgi filmini anlatıyor

puzzle yapmayı çok seviyoruz eksik olan oldu mu hemen “aa anne buuda bir tane hook”diyor, puzzle’ı yapınca da “aaa işte bitti haptımm yaşasiin “diyor.

ayaklarını  koltuğun altına doğru sokup “anne kurtar ben sıkişti” diyor

koltuğun altına arabalarını atıp “dede babanni aabayı atti all”diyor bay üçkağıtçı

ve daha şuan aklıma gelmeyen bir sürü şey, 2 yaş hem zor bir yaş hemde en tatlı oldukları yaş..

öpmeye sarılmaya koklamaya doyamıyorsun bu küçük adamı:))

belalı ve tatlı 2……

Benim küçük maymunum büyüse mi büyümese mi karar veremediği için tüm tatlılıklarına rağmen bazen bu iki yaş sendromunun tüm özelliklerini gösteriyor:((( Çok tatlı ama bazen hem kendini hem bizi harap ediyor, istediği olmadığında hemen bağırma ve ağlama krizleri başlıyor..Ve o güzel tatlı gözlerde hep damlacıklar hazır dökülmeyi bekliyor:(( Çok üzülüyoruz…

Artık Rüzgar’ın 2 yaşına girmesine sayılı günler kaldı, teyzoşuyla berbaer güzel hazırlıklar içindeyiz. Gündüzleri parkta,bahçede, evde havuzunda çok eğleniyor:)))Akşamları Baby Tvye sardı ama onu engellemeye çalışıyoruz. Dondurma yemeyi öğrendi külahta, bir yalıyor bir emiyor çok komikkk:))) Teyzesiyle traş köpüğünü sehpaya sıkıp yüzlerine gözlerine her yerlerine bulaştırana kadar oynuyor ve sonra hoop banyoya orda da küvet doldurup bici bici yapıp eğleniyorlar. Rüzgar banyoda hayvanlarını yıkıyor. Oyun yoksa banyodan nefret ediyor, kıyamet kopuyor.

 Bu aralar en büyük zevki neyi sorarsan sor kafa sallayıp hayır demek, yok (hook) demek..Kendi ne isterse yada ne zaman isterse o zaman birşeyleri yapıyor küçük paşa…

Tuvalet eğitimine de başladık, bezi hem istemiyor hem de tuvaletini lazımlığa yaptı mı kendinden bir parça ayrılıyor diye kıyamet kopuyor yapmak istemiyor. Çişini 7 saat tutup artık zorla altına yapıyor, çok fena edepsiz. Çişini kovasına yaptı mı da tabi kendi isteyince pek hoşuna gidiyor hemen kendini alkışlıyor:)))Kakasını nerdeyse söylemek üzere.. yazık  hava o kadar sıcakki bezler de pişik yapıyor kuzucuğumu…yine de çok zorlamadan alıştırmak zorundayız..

Artık cümle kurmaya, sayı saymaya başladık. Sayı sayması çok tatlı: biy, üç ,dööt, beys,aatı,yedii,dokusss:)) iki nerde diyoruz hemen hook diyor:))) artık eve gidelim, geel, şurdaki suyu ver gibi cümleleri kurabiliyor… en tatlı söylemeye çalıştığı kelimeler ; penguene paytak, hipopotama hapopo, otobüse opotüs bunlar bazıları….

Resim yapmayı ve kitap okumayı çok seviyor maşallah. Beraber istediği resimleri çiziyoruz, suluboya yapıyoruz çok eğleniyoruz bıdıkla…

şu an en şeker zamanı, annnee diye bi öpüyor bi sarılıyor içimin yağları eriyor dünya tatlısı…

inşallah bu zamanı kolay atlatır, şu an memeyi de bırakma zamanı geldiği için ona da çok sinirleniyor. Hem emmek istemiyor utanıyor ama hem de istiyor bu da onu çok sinirlendiriyor…Bu sefer emziğe dalıyor, gece iki üç defa biberonla süt içmek istiyor..

Zor ama güzel bir dönem hem onun için hem bizim için….

akıllı bıdık!!!!

çok tatlı bu küçük şeytan… hastayken bizimle yatabildiğinin farkına varan küçük çakal hadi iyileştin artık bu akşam odana gidiyoruz deyince durup yalandan öksürmeye başlıyor:))))

park yatağından çıkmak istediğinde hadi hooop gel bakalım diyorum, onu ezberlemiş gece park yatağından çıkmak istiyor ve iki kolunu havaya kaldırıp bana bağırıyor “anne hoop anne hoop”… çok tatlı bitiriyor beni cinibik:)))

dıt dıt üççç:))))

Rüzgar sayı sayıyorr, biri  ikiyi atlayıp direk üçe geçiyor çok komikkkk…… yazıp çizmeyi de çok seviyor ama heryere olması çok kötü tabi; duvarlar,koltuk kenarları, yer döşemeleri….

bıcırık artık iyice dillendi ve herkesi herşeyi süper taklit ediyor, o yüzden yanında biraz da dikkatli olmak lazım! ama konuşurken kelimelerin sadece ilk hecelerini söylemekle yetiniyor genelde. yoğurta hoğurt diyor, pilav pavv, ağaca aaç, aydede, maaaav…. dilli bıdık…

artık hiçbirşeyini paylaşmak istemiyor, yanından geçmediği şeyleri başkası isterse kıymetli oluyor, kendi isterse paylaşıyor çok bilmiş ve her şeyi anlıyor ama her çocuk gibi işine geldiği gibi davranıyor afacan…

bir de keyif için emmesi bazen sabaha kadar diretiyor, napcamı şaşırdım valla….

2 yaşa doğruuu……….

akıllı bıdık artık herşeyin farkında, yaptığımız herşeyi kapıp uyguluyor, hızına yetişmek ne mümkün:))) çeşitli cümleleri kuruyor, isteklerini belirtiyor, doktordan nefret ediyor ve istemediği hiç birşeyi zorla yaptıramıyoruz, güzel bir mücadele veriyor bizimle:P

şu an zor zamanları azı dişlerini çıkarıyor… miniğimin elleri sürekli ağzında,iştahsız:(((  ama yine de tüm sıkıntısına rağmen tek isteği oyun oyun oyunnn…. dans etmeyi çok seviyoruz, LMFAO grubunun PARTY ROCK diye bir şarkısı var onu 10 kere peş peşe çal, klibini aç izlesin o da o hareketleri yapıp terden su olup yine de durmadan dans ediyor, kapatınca da yayagara kopuyor tabii… çok eğleniyoruz onunla, anneannesinin bahçesine iner inmez kapıdan çıkıp park park diye dedesini evin yukarısındaki parka götürüyor; salıncak, kaykay indir indirebilirsen….

makarna, çorba bunların hepsini kendisi yemek istiyor, bademe hiç dayanamıyor (civiz,civiz diyor bademe:P) ve en vazgeçilmezi marketlerde bile bağıra bağıra istediği ÇUKU ÇUKU:))) çok komik…

banyo zamanlarımız aslında çok eğlenceli geçiyordu ama artık biraz kabus olmaya başladı, kafasının yıkanmasından bu kadar mı nefret eder bi çocuk:(((

minnoşş en tatlı zamanları insan bırakıp işe bile gitmek istemiyor:)))

benim küçük ama aklı fazla büyük miniğim….

küçük bir maymun, ilgiyi üstünde toplamaması imkansız. Küçük amigom benim, müzik mi başladı ya herkesi oynatır yada kendi oynar herkesi alkışlatır o küçük bal ağzını büküp kahkaha atması peşinden…

ilgilenmedim diye iki dolap arasına elini koyup sıkışmış numarası yapması beni bitiyor, çok fena bir böcek:)))

hele akşam işten gelip eve girdiğimde boynuma atlayıp sarılması ve çoğunlukla MEMEE demesine rağmen arada bir ANNEE demesi, peşinden de BABA,BABA,BABA demesi bizi bitiriyor…

dünyanın en tatlısı biz de onu çok özlüyorz ama o hasret gidermiyorki gece 12den önce yatmıyor, biz uykudan sürünsek bile:))))

allah uzun ömür versin benim tatlıma, hep böyle bal kaymak olllll………..

yeni yıl yeni yıl yeni yıl herkese kutlu olsun….

yeni yıl geliyor ve küçük bambam iyice dillenip şekilleniyor. Artık birçok şeyi anlıyor ve konuşuyor maşşalalh kuzucum ve her gün yeni şeyler deniyor ve öğreniyor. Hızına yetişemiyoruz. 2 yaş öfke nöbetleri ve sendromu denilen şey de başladı sanırım. Çok gelgitleri var, bazen çok uslu ve tatlı ama bazen çok sinirli sürekli cimcikleyip vurma peşinde ve ıhhhh diye de kızması çok komik ama aynı zamanda çok da fena. Çok yüz verdin mi daha da vurma eğilimi içinde.  Çok dikkatli olunması gereken zamanlar diye düşünüyoruz. Çünkü çok gururlu ve aslında çok da hissiyatı yüksek bir bebek RÜZGAR KAAN.Sevdiği birine birşey olduğunda çok üzülüyor hemen gelip öpüyor bitanem benim.

Hayvanları çok seviyor, birçok hayvanın adını söyleyip, resimler içinden seçip gösterebiliyor. Yavaş yavaş  tuvalet eğitimimiz de başladı ancak sonuçlar şimdilik hüsran. Anneannesi kakasını yaparken yakalayıp götürdüğünde tuvalete yapmayı bırakıp 2 saat içinde tutmuş tuvaletini paşam. Çiş var mı dediğinde de yaptıktan sonra gelip çiş, çiş diyor:)))))

Bu arada alttan henüz 2 dişle kalmakla birlikte, üst tarafı 6’ladık. Tabi diş çıkarma sürecimiz de zor geçiyor.

Napalım artık bitanemiz, balımız, herşeyimiz büyüyor, biz de bu süreci onun için kolaylaştırmak ve sakin olmak zorundayız……

ZATEN BU TATLILIĞA KİM DAYANABİLİRKİİİİİİİİİ……

aşı zamanı:(

artık 16 aylığım ve bu ayki doktor kontrolüm hiç güzel geçmedi, bir yerlerime dokunulmasından nefret ettiğim için ne boyumu ne de kilomu ölçtürmek istemedim, ağlamalarım ve doktor amcayı tekmelemerim  sonucu net bir rakam ortaya çıkmasa da 10800 gr kilom ve 77 cm boyum olmuş. Bir de son kıyamet noktam PNÖMOKOK aşısı olmak oldu. Uyuz oldum ama dedemin aldığı ÇUKU(çikolata) biraz da olsa keyfimi yerine getirdi.Aşı sonrası hiç yerimde durmadığım için bacağım şişti, annem gece buz koydurmadığım için ben uyuyunca  kolonyalı pamuk koydu, o biraz rahatlattı, ertesi günde biraz sertlik oldu ama toparladım.

yürüyorum, yürüyorum, yürüyorum……….

artık yürüyorum ve heryeri talan  edip, her türlü maymunluğu rahat rahat yapabiliyorum…. yataktan aşağı inmeye çalışıyorum, mutafkataki kapkacak ne varsa dolapları açıp yerlere indiriyorum. Artık herkesin her söylediğini, her yaptığını tekrar ediyorum. Penguenlerin paytak yürüyüşlerini taklit ediyorum, hayvanlar aleminin hayvanlarını sorduklarında gösterebiliyorum ve hiç bitmeyen enerjimle büyüyorummmmmmmmmmm:)))))))))))